12 Ocak 2015 Pazartesi

Ne Yapsam?

Bize kurumsallaşmalısın dediler.

Duygularını işe karıştırma. Yoksa şirketinin performansı düşer. Çalışanlarla mesafeni koruyamazsın. O zaman da verimlilik düşer.

Formlar hazırlanacak, standart değerlendirme kriterleri oluşturulacak. Belirli aralıklarla değerlendirme toplantıları yapılacak. Bunlara uyan hayatta kalacak. Uymayan yok olacak, kovulacak vs...


Öyle ki duygular bile standartlaşacak.

Orta kademe yöneticiler sabah işe geldiğinde çalışanlara gülümseyerek günaydın diyecek. Diyor mu? Bu bir standart demek zorunda...

Dolayısıyla nur topu gibi bir problemimiz daha oldu. Gülümseme gerçek mi? Kriterlere uymak için mi?

National Geographic'te bir belgeselde seyrettim (Brain Games) geçen gün. Deneklere önce onları gülümsetecek hatıraları soruluyor. Sonra da yalnızca gülümsemeleri isteniyor. Soru biz seyircilere geldi. Hangisi gerçek?

Mikro Beden Dili (yalnızca lie to me seyrederek mikro beden dili öğrenemeyiz bu bir, mikro beden dili anlatıyorum diyerek bildiğimiz beden dili konularını anlatan kişişel gelişimcilere selam olsun bu da iki) çerçevesinde şöyle bir tespit çıkıyor ortaya. Gerçek gülümsemede gözlerin kenarlarında çizgiler oluşuyor.

Gelelim batılı kaynaklardan dümdüz çeviriler ile kendisine empoze edilen öğretileri uygulamaya çalışan yurdum patronuna.

Sen kurumsallaşıcam diye çalışanlarının duygularını dahi standartlaştırmaya çalışırken onlar belki de senden yalnızca göz kenarlarının da kırıştığı bir gülümseme bekliyor olabilir...

E hocam öyle de olmuyo böyle de...

Doğru. En güzeli biraz ondan biraz bundan. Duyguları hiç yok saymadan, ama çalışanla arandaki duygularla profesyonellik arasındaki kıldan ince kılıçtan keskin sınırı koruyarak çalışmaya devam. Kolay mı?

Tabii ki değil.

Kolay olsa hepimiz patron olurduk :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder