İşletmelerin en çok tercih ettiği eğitimlerden biridir "Takım Çalışması" Çalışanlarının bir hedef doğrultusunda en verimli şekilde ilerleyebilmeleri için takım üyesi olma bilincine sahip olması gerekir.
Bir orkestra düşünün. Her bir üyesi ayrı ayrı dünyanın en güzel şarkılarını mükemmel bir şekilde çalışıyor. Ancak bir sorun var. Her biri farklı bir şarkıyı aynı anda çalmaya başladığında işler karışır. Dünyanın en güzel şarkılarından oluşan dünyanın en karışık ve rahatsız edici gürültüsünü dinlemiş oluruz.
Orkestra şefi, bazen önce bir hedef kararlaştırır ve takım üyeleri ile paylaşır. Her bir takım üyesi bu hedefe ne gibi katkılarda bulunabileceğini belirler. Örneğin zil bütün eserin içinde yalnızca bir yerde çalacaktır. Yalnızca bir kere. Orada çalınmazsa parça eksik kalır. Zili çalacak takım üyesinin doğru zamanda doğru hamleyi yapması gerekir. Orkestra şefi hiç bir zaman tek tek gidip her bir sanatçının enstrümanını çalmaz. Elindeki baton ile sevk ve idare eder. Geride kalanları, hızlı gidenleri uyarır. Bütün eserin bir ahenk içerisinde ilerilemesini sağlar. O zaman takım üyeleri gerçekten "biz" olurlar.
Takım kelimesi yerine "ekip"in de kullanıldığını duyuyoruz. Ekip, Fransızca "équipe" kelimesinden dilimize girmiştir. O nedenle takım daha doğru bir kullanım olur düşüncesindeyim.
Takım olarak çalışanlar gerçekten "biz" olamazsa ne olur? Ben demek yerine biz demeyi yalnızca teoride öğrenirlerse Yiğit Özgür'ün karikatürü gerçek olur.
Dağlarla hoplayan zıplayan outdoor! takım çalışması eğitimleri alıp, takım tanımını slaytlardan okuyup sonra kafalarında çalmak istedikleri sevdikleri şarkı ile yollarına devam ederler. Biz de karman çorman gürültüler duyarız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder