Sırf özgeçmişinin ilk cümlesi havalı olsun diye karlı bir Ocak sabahında Elazığ'da doğdu. Farklı şehirlerde yaşamayı seven öğretmen anne babası ve ablasından oluşan çekirdek ailesi ile birlikte 3 yıl Karasu'da yaşadı.
Eğitim sisteminin; o zamanlar 5 yıl ve ismi ilkokul olan kısmının ilk 3 yılını Bandırma'da tamamladı. Deniz kokan şehirde, babası boş zamanlarında balık tutarken O, mendirek üzerinde hâyâller kuruyordu.
"Memlekete kesin dönüş" durumundan, doğduğu aziz topraklara geri döndü. Yazları kurak ve sıcak geçen memleketinde okullar yaz tatiline girince dedesinin soğuk yeraltı suları ile sulanan serin topraklarında kargaları kovaladı.
"Kardeşim nasılsın?" cümlesini "Gakgom nedisin?" şeklinde ifade etmeye başladığında annesi kulağını büktü. "Derhal konuşman İstanbul Türkçesine geri dönecek" direktifi üzerine şivesini yalnızca kargaları kovalarken kullanmaya devam etti. "Elazığlı olmana rağmen konuşman neden bu kadar düzgün?" sorularına bu hikâye ile cevap vermeye devam ediyor.
Ortaokul ve lise öğrenimi, annesinin kendisiyle aynı okulda öğretmen olmasının da etkisiyle sessiz, sakin ve bir o kadar efendi şekilde tamamladı. Okuldaki bilumum belirli gün ve haftalardaki organizasyonlarda sunuculuk görevlerini üstlendi. Parmakları kuvvetlendikçe kalemi de kuvvetlenmiş olacak ki şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceler aldı.
Henüz internetin olmadığı, o zamanlar ismi ÖSS (öğrenme seçme sınavı) olan sınavın sonuçlarının gazete yayınlandığı 1999 yılında, Gazi Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünü kazandığını, kafa dağıtmak için tırmanmaya çıktığı küçük bir tepenin üzerinde etrafı seyrederken tepeyi koşarak çıkmak suretiyle haberi getiren ablasından öğrendi.
Üniversite yaşamının ilk yılı da lisedekinden çok farklı değildi. İkinci sınıfta uluslararası bir öğrenci organizasyonu olan AIESEC ile tanıştı. Organizasyonu tanıtan etkinliklerden bir tanesinde sahnedeki eğitimci "gözlerinizi kapatın ve 5 yıl sonra nerede olduğunuzu hâyâl edin" cümlesini söylediğinde kendisini o sahnede hâyâl ediyordu.
AIESEC Ankara Şubesinde 3 yıl gönüllü olarak çalıştı. Dördüncü yılında Yönetim Kurulu Üyesi ve İnsan Kaynakları Koordinatörü olarak çalıştı. Sınıf arkadaşları finalden daha yüksek puan almak için teoriler ezberlerken O, 360 derece performans sistemini gönüllü bir organizasyonda kurup işleterek pratik bilgiler edinmek yolunda önemli adımlar atıyordu. İşe yaramış olacak ki, yıl sonunda "En İyi İnsan Kaynakları Yönetimi Ödülü" AIESEC Ankara Şubesinin oldu.
2004 yılında İzgören Akademi'ye stajyer olarak sızmayı başardı. Ardından şirketin eğitim alanındaki sosyal sorumluluk projesi Türkiye Uğur Böcekleri Projesinde asistan olarak görev yaptı. 2005 yılından itibaren şirketin Eğitim Ar-Ge asistanlığı görevini aldı. Fazla araştırıp geliştirince uzaktan eğitim proje koordinatörlüğüne yükseldi. Ahmet Şerif İzgören'in "Oğuz, sen bizim şirkete bir şekilde sızıp ilerledin ama nasıl olduğunu hâlâ anlayamadım" cümlesinin hakkını verdiği İzgören Akademi çalışma yaşamı, 2006 yılında vatani görev nedeniyle Kasım ayında sona erdi.
Kısa dönem askerlik hizmetini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde tamamladıktan sonra memleketine döndü ve her Türk genci gibi kariyer.net'te özgeçmişini oluşturduktan sonra "Ankara" Eğitmen" filtresi ile iş aramaya başladı. Çok sonuç alamayınca şehir fark etmez filtresi ile arayışlarına devam etti gönlünde yatan "eğitmenlik" aslanının peşinden, hayatında hiç görmediği bir şehir olan Gaziantep'e gitti. 2007 yılının Ağustos ayında Real Hipermarketler Zinciri Gaziantep mağazasında eğitim uzmanı olarak çalışmaya başladı. Çocukluğunda oynadığı yaratıcılığı geliştiren oyuncakların etkisinden olsa gerek şirket içinde yapılan inovasyon yarışmasından ödül aldı.
Real'deki kariyerine 2008 yılının sonu itibariyle Ankara'da devam etti. 2011 yılında kariyerine Ergmer Danışmanlık'ta Danışman olarak devam etmeye karar verdi. Çeşitli şirketler insan kaynakları alanında yeniden yapılanma çalışmaları çerçevesinde danışmanlık hizmeti verdi. Yalnızca insan kaynakları alanında yapması gereken danışmanlık hizmetini işletmenin tüm fonksiyonları için yürütmeye başladığını fark ettiğinde danışmanlığın kendisine göre olmadığını anladı ve yeniden gönlündeki yerini koruyan "eğitmenlik" kariyerinin peşinden koşmaya başldı.
Üniversite yıllarında dikkatini çeken ancak bir türlü bodozlama dalamadığı girişimcilik konusuna girme fırsatı karşısına çıktığında hiç düşünmedi. 2011 yılında KOSGEB'in Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerini verebilen akredite eğitmenlerden biri olmayı başardı.
Aynı yıl sosyal sorumluluk dürütülerinin baskısıyla Genç Liderler ve Girişimciler (JCI) Derneği Ankara Şubesinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Bu görevine 2012 yılında da devam etti. 2013 yılında aynı derneğin Çankaya Şubesinin kurucu üyeleri arasında yer aldıktan sonra 2014 yılında Çankaya Şubesinde başkanlık görevi yürüttü. JCI tarafından düzenlenen çeşitli ulusal organizasyonlarda düzenlenen yarışmalarda "Topluluk Önünde Konuşma" ve "En İyi Eğitimci" ödüllerini aldı.
2013 yılında on yıldır yaptığı gözlemleri bir kitapta toparladı. "Bir Bakışta" isimli kişisel gelişim kitabında İletişim, Hayat, Kariyer ve Kişisel Gelişim ana başlıklarında yazdığı yazıları Son Çağ yayınlarından çıkan kitabında yayınladı.
2013 yılında yine gönüllü bir organizasyon ile tanıştı. Uluslararası alanda faaliyet gösteren, topluluk önünde konuşma ve liderlik vasıflarını geliştirmek amacıyla kurulmuş olan Toastmasters'ın Ankara Türkçe Kulübü kurucu üyeleri arasında yer aldı.
2003 yılının Eylül ayında ilk defa verdiği günden bu yana bütün eğitim ve seminerlerinin, nerede, hangi kurum veya kişilere verildiği, kaç saat sürdüğü ve kaç kişinin katıldığı gibi bilgileri kayıt altına alan Oğuz Aslan'ın, 2015 yılı Ocak ayına kadar verdiği toplam 2.998 saat eğitim ve seminere 14.415 kişi katılmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder